noun

buzzer

zil, vızıldak

I pressed the buzzer, but nobody answered.

Zile bastım ama kimse cevap vermedi.

The game ended when the final buzzer sounded.

Son zil çaldığında oyun bitti.

zile basmak sinyal cihazına basmak Zile bastım ama kimse cevap vermedi.

Synonyms: bell, alarm, siren

'buzz' (vızıldamak) fiilinden + '-er' eylemci ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'vızıldayan şey'.

Bu basit bir yapı: 'buzz' sesi + sesi çıkaran cihaz için '-er' eki.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.