noun

bystander

seyirci, görgü tanığı, olaya karışmayan kimse

A bystander helped the injured person.

Yoldan geçen biri yaralı kişiye yardım etti.

Many bystanders just watched the accident.

Birçok seyirci kazayı sadece izledi.

((bir)) bystander bir seyirci A bystander reported the crime to the police.

Eş anlamlılar: onlooker, observer, witness; Zıt anlamlılar: participant, perpetrator

'by' (yanında) + 'stander' (duran kişi) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir olayın yanında duran kişidir.

Bir olayın 'yanında duran' (standing by) ve olaya karışmayan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.