noun

cabin

kulübe, kabin, kamara

They stayed in a log cabin in the woods.

Ormanda bir kütük kulübede kaldılar.

The ship's cabin was small but comfortable.

Geminin kamarası küçük ama konforluydu.

((bir yerde)) bir kulübe bir konumdaki küçük bir ev They stayed in a log cabin in the woods.

Eş anlamlılar: hut (kulübe), cottage (kır evi), lodge (dağ evi)

Eski Fransızca 'cabane' kelimesinden, o da 'kulübe' anlamına gelen Geç Latince 'capanna'dan gelmektedir.

İçine ('in') bir taksinin ('cab') sığabileceği küçük, basit bir ev düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.