noun

cable

kablo, telgraf, halat

I need a longer cable for my phone charger.

Telefon şarj cihazım için daha uzun bir kabloya ihtiyacım var.

The bridge is supported by thick steel cables.

Köprü, kalın çelik halatlarla destekleniyor.

We don't have cable; we use a streaming service.

Kablolu televizyonumuz yok; bir yayın hizmeti kullanıyoruz.

a/the cable for (sth.) (...) için bir kablo I need a cable for my laptop.

to have cable kablolu televizyonu olmak Do you have cable at home?

Synonyms: wire, cord, rope, line

Latince 'yular, halat' anlamına gelen 'capulum' kelimesinden gelir.

Farklı türlerini düşünün: telefonunuz için ince bir kablo, bir köprü için kalın bir çelik halat ve size TV getiren 'kablo'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.