noun

cap

şapka, kasket, kapak, sınır

He wears a baseball cap.

O bir beyzbol şapkası takıyor.

Please put the cap back on the bottle.

Lütfen kapağı şişeye geri takın.

There is a cap on government spending.

Hükümet harcamalarında bir sınır var.

((bir/o)) şapka/kasket bir tür yumuşak, düz şapka He wears a baseball cap.

((bir/o)) kapak bir şişe veya tüp için kapak Please put the cap on the pen.

((bir/o)) sınır ((bir şeye)) bir para miktarı veya nicelik üzerindeki bir limit They put a cap on the number of tickets sold.

Eş anlamlılar: (başlık) hat, beanie; (kapak) lid, cover; (sınır) limit, ceiling

Geç Latince'de 'başlıklı pelerin' anlamına gelen 'cappa' kelimesinden gelir.

Bir 'cap' (şapka/kapak), başınız, bir şişe veya bir bütçe gibi bir şeyin üstünü 'kapatır'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.