verb

captivate

büyülemek, cezbetmek

The singer's voice captivated the audience.

Şarkıcının sesi seyirciyi büyüledi.

((birini)) (birinin) dikkatini çekmek ve tutmak The story captivated me from the very first page.

Eş anlamlılar: fascinate (büyülemek), charm (cezbetmek), enchant (mest etmek)

Latince 'captivus' yani 'esir' kelimesinden gelir. Büyülemek, birini cazibe veya ilgi ile mecazi olarak 'esir almak' demektir.

Birini 'captivate' (büyülemek), yeteneğiniz veya cazibenizle onu 'captive' (esiriniz) yapmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.