adjective

captured

yakalanmış, esir alınmış

The captured soldier was taken to a camp.

Yakalanan asker bir kampa götürüldü.

The captured data is stored on the server.

Yakalanan veriler sunucuda saklanır.

((captured + isim)) yakalanmış ... The captured soldier was taken to a camp.

((isim + is/was captured)) ... yakalandı. The data was captured successfully.

Eş anlamlılar: seized (el konulmuş), caught (yakalanmış), imprisoned (hapsedilmiş); Zıt anlamlılar: free (özgür), released (serbest bırakılmış)

'capture' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'captura' (alma) kelimesinden gelir.

Bu, bir şeyin yakalandıktan *sonraki* durumunu tanımlar. Bir oyundaki 'ele geçirilmiş bayrağı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.