noun

caravan

kervan, konvoy

A caravan of merchants crossed the desert.

Bir tüccar kervanı çölü geçti.

The presidential caravan moved through the city.

Başkanlık konvoyu şehrin içinden geçti.

((bir)) ... kervanı/konvoyu Birlikte seyahat eden bir grup insan veya araç. A caravan of trucks drove down the highway.

Eş anlamlılar: konvoy, alay, filo. Not: Türkçede 'karavan' bir aracı ifade ederken, İngilizcede bir grubu ifade eder.

Farsça 'kārawān' kelimesinden gelir, 'çöl gezginleri grubu' anlamına gelir.

Türkçedeki 'kervan' kelimesiyle aynı kökten gelir. Birlikte seyahat eden bir grup insan veya aracı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.