adjective

adept

usta, becerikli, mahir

She is adept at playing the piano.

Piyano çalmada ustadır.

He is an adept negotiator.

O usta bir müzakerecidir.

They are adept in the art of conversation.

Sohbet sanatında ustadırlar.

((-de -da usta olmak)) (bir şey yapmakta) usta olmak Bulmaca çözmede ustadır.

((konusunda yetenekli olmak)) (bir konuda) yetenekli olmak Bilgisayar programlama konusunda yeteneklidir.

Eş anlamlılar: proficient (yeterli), skilled (yetenekli), expert (uzman); Zıt anlamlılar: inept (beceriksiz), clumsy (sakar)

Latince 'elde etmiş' anlamına gelen 'adeptus' kelimesinden, 'elde etmek' fiili olan 'adipisci'den türemiştir.

Bir konuda 'derinliğe' ('a depth') sahip birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.