noun

carcass

leş, karkas, iskelet

Vultures circled above the animal carcass.

Akbabalar hayvan leşinin üzerinde daireler çiziyordu.

The steel carcass of the building stood tall.

Binanın çelik iskeleti dimdik ayaktaydı.

bir/leşi ((sth.)) bir hayvanın ölü bedeni Akbabalar hayvan leşinin üzerinde daireler çiziyordu.

bir/karkası ((sth.)) bir nesnenin iskeleti Binanın çelik iskeleti dimdik ayaktaydı.

Eşanlamlılar: corpse (ceset), remains (kalıntı), body (gövde - hayvan için)

Eski Fransızca 'iskelet' veya 'çatı' anlamına gelen 'carcasse' kelimesinden gelir.

Bir 'araba kasası' (car case) hayal edin - bir arabanın boş kabuğu, bir hayvanın boş gövdesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.