noun

ability

yetenek, beceri, kabiliyet

She has the ability to solve complex problems.

Karmaşık sorunları çözme yeteneğine sahip.

This job requires strong leadership ability.

Bu iş güçlü liderlik yeteneği gerektirir.

((to-inf)) ...yapma yeteneği She has the ability to listen well.

((in sth.)) ...alanında yetenek He showed great ability in science.

Synonyms: skill, capacity, talent; Antonyms: inability

Latince 'habilis' (yapabilen) + '-itas' (isim eki) kelimesinden gelir. 'able' (yapabilen) + '-ity' (lik) birleşimidir.

'to be able to do something' (bir şeyi yapabilmek) ifadesini düşünün. 'Ability', 'able' kelimesinin isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.