noun

catalyst

katalizör, hızlandırıcı etken, tetikleyici

Platinum is used as a catalyst.

Platin bir katalizör olarak kullanılır.

The event was a catalyst for social change.

Bu olay toplumsal değişim için bir katalizör oldu.

((bir şey için)) bir katalizör a catalyst ((for sth.)) The event was a catalyst for social change.

Synonyms: impetus, stimulus, accelerator

Yunanca 'katalysis' (çözünme) kelimesinden. '-yst' eki, 'analyst' (analist) kelimesindeki gibi, bir etkeni belirtir.

'Katalizör' sadece kimyada değil, aynı zamanda bir değişimi 'tetikleyen' kişi veya olay anlamında da kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.