verb

causing

neden olmak, sebep olmak

The storm is causing a lot of damage.

Fırtına çok fazla hasara neden oluyor.

Smoking is a factor in causing cancer.

Sigara içmek kansere neden olan bir faktördür.

((bir şeye)) neden olmak to cause (sth.) The heavy rain caused a flood.

((birinin bir şey)) yapmasına neden olmak to cause (sb.) to (to-inf) The delay caused him to miss his flight.

Eş anlamlılar: bring about, lead to, result in, produce

Latince 'sebep, dava' anlamına gelen 'causa' kelimesinden türemiş ve fiil olarak kullanılmaya başlanmıştır.

'Because' (çünkü) kelimesini düşünün. İçindeki 'cause' köktür. Bir şey sebep ise, sonucu 'oluşturur' (causes).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.