noun

cavity

çürük (diş), boşluk, oyuk

The dentist found a cavity in my tooth.

Diş hekimi dişimde bir çürük buldu.

Water collected in a small cavity in the rock.

Kayadaki küçük bir boşlukta su birikmişti.

((a cavity in sth.)) bir şeyin içinde çürük/boşluk The dentist found a cavity in my tooth.

Eş anlamlılar: hole, hollow, pit

Latince 'cavitas' (oyukluk) kelimesinden gelir, bu da 'cavus' (oyuk) kelimesinden türemiştir.

Dişinizde küçük bir 'mağara' (cave) hayal edin - işte bu bir 'çürük' (cavity).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.