noun

celery

kereviz

I like to eat celery with dip.

Kerevizi sosa batırıp yemeyi severim.

She added chopped celery to the soup.

Çorbaya doğranmış kereviz ekledi.

bir dal ((celery)) bir parça kereviz He ate a stalk of celery.

Eş anlamlılar: (yok, belirli bir sebzedir)

Fransızca 'céleri' kelimesinden, o da İtalyanca 'seleri', Yunanca 'selinon' (maydanoz) kelimesinden gelir.

Çıtır çıtır, yeşil sapları hayal edin. 'Celery' kelimesinin sesi, sebzenin kendisi gibi gevrektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.