verb

adjudicate

hüküm vermek, karara bağlamak, hakemlik yapmak

A special committee will adjudicate the claims.

Özel bir komite iddialar hakkında hüküm verecek.

He was asked to adjudicate on the dispute.

Anlaşmazlıkta hakemlik yapması istendi.

((sth.)) (bir şeye) hüküm vermek The committee adjudicates all disputes.

((on/upon sth.)) (bir konuda) hakemlik yapmak You have to adjudicate on this matter.

Eş anlamlılar: judge, arbitrate, decide, rule on

Latince 'adiudicare' (yargıç olarak vermek) kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'iudicare' (yargılamak) köklerinden gelir.

Resmi bir karar vermek için bir duruma 'bir yargıç eklemek' (add a judge) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.