adjective

cerebral

serebral, beyinsel, entelektüel

The stroke caused cerebral damage.

İnme beyin hasarına neden oldu.

He enjoys cerebral films that make him think.

Onu düşündüren entelektüel filmlerden hoşlanır.

((adjective)) + ((noun)) entelektüel, beyinsel It was a very cerebral movie.

Eş anlamlılar: intellectual, analytical; Zıt anlamlılar: emotional, physical

Latince 'beyin' anlamına gelen 'cerebrum' kelimesinden gelmektedir.

'Cerebrum' (beyin) kelimesini düşünün. 'Serebral' olan her şey beyin veya düşünme ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.