adjective

certain

emin, kesin, belli

I am certain that he is right.

Onun haklı olduğundan eminim.

A certain person told me the secret.

Belli bir kişi bana sırrı söyledi.

It is certain to rain tomorrow.

Yarın yağmur yağacağı kesin.

((... olduğundan emin olmak)) bir şeyden tamamen emin olmak. I am certain that he will come.

((... hakkında emin olmak)) bir şey hakkında şüphe duymamak. Are you certain about the time?

((belli bir + isim)) adını vermeden belirli bir kişiye/şeye atıfta bulunmak. A certain friend of mine called me.

Eş anlamlılar: sure, definite, positive; Zıt anlamlılar: uncertain, doubtful

Latince 'certus' kelimesinden gelir, anlamı 'emin, kararlaştırılmış'tır.

Eğer bir şeyden 'certain' (emin) iseniz, onu 'certify' (tasdik) edebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.