noun

chain

zincir, dizi, silsile

He locked the bike with a heavy chain.

Bisikleti ağır bir zincirle kilitledi.

This is a large chain of hotels.

Bu büyük bir oteller zinciridir.

The accident caused a chain of events.

Kaza bir dizi olaya neden oldu.

bir ((bir şey)) zinciri bir dizi (bir şey) The accident caused a chain of events.

bir ((tür)) zinciri bir (işletme) zinciri This is a large chain of hotels.

Eş anlamlılar: dizi, sıra, halka

Eski Fransızca 'chaine' kelimesinden, o da Latince 'catena'dan gelir.

Tıpkı bir mağazalar zinciri veya olaylar zincirinin birbirine bağlı olması gibi, birbirine bağlı halkalardan oluşan metal bir zincir hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.