adjective

challenging

zorlu, meydan okuyan, iddialı

This is a challenging task.

Bu zorlu bir görev.

He has a challenging job.

Onun zorlu bir işi var.

((...)) + isim zorlu bir (...) Zorlu bir görev çaba gerektirir.

((bir şey yapmak)) zorlu Bir şey yapmak zorlu olabilir. Yeni bir beceri öğrenmek zordur.

Eş anlamlılar: difficult, demanding, tough; Zıt anlamlılar: easy, simple

'Challenge' (meydan okumak) fiilinden gelir, kökeni Eski Fransızca 'chalenger' (suçlamak) kelimesidir. 'Yetenekleri test etme' anlamı daha yenidir.

Bir oyundaki 'challenge'ı (meydan okumayı) düşünün. 'Challenging' bir görev, tamamlaması ödüllendirici olan zor bir seviye gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.