adjective

changing

değişen, değişken

We live in a constantly changing world.

Sürekli değişen bir dünyada yaşıyoruz.

Her changing moods are hard to predict.

Onun değişen ruh hallerini tahmin etmek zor.

a changing ((isim)) değişen bir ... It's a changing situation.

Eş anlamlılar: evolving, dynamic, variable; Zıt anlamlılar: static, constant, stable

'change' fiilinin şimdiki zaman ortacı. '-ing' eki devam eden veya sürekli bir nitelik belirtir.

Trafik ışıklarının 'değişmesini' düşünün. Sürekli bir eylemdir, bu da kelimenin akış halindeki bir şeyi tanımladığını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.