adjective

charged

gergin, yüklü, elektrikli

The atmosphere was charged with excitement.

Atmosfer heyecanla doluydu.

A positively charged particle is a proton.

Pozitif yüklü bir parçacık protondur.

((be)) charged ((with sth.)) (bir şey) ile dolu olmak The atmosphere was charged with excitement.

Eş anlamlılar: tense, fraught, loaded; Zıt anlamlılar: calm, relaxed, neutral

'Yüklemek' anlamına gelen 'to charge' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Yani 'charged', duygu veya elektrikle 'yüklü' anlamına gelir.

Güçle 'şarj edilmiş' bir pil veya büyük bir duyurudan önce gerilimle 'yüklü' bir oda hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.