noun

charges

ücretler, masraflar, suçlamalar

There are no extra charges for this service.

Bu hizmet için ekstra ücret alınmaz.

He faces serious charges of fraud.

Ciddi dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya.

charges ((for sth.)) (bir şey) için ücretler There are no extra charges for this service.

charges ((of sth.)) (bir şey) suçlamaları He faces serious charges of fraud.

Eş anlamlılar: fees, costs, prices, accusations, indictments

Eski Fransızca 'charge' (yük, külfet) kelimesinden gelir. Mali bir 'külfet' 'ücret', hukuki bir 'külfet' ise 'suçlama' haline geldi.

İki ana anlamı hatırlamak için kredi kartı 'ücretlerini' (charges) ve cezai 'suçlamaları' (charges) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.