noun

charm

cazibe, çekicilik, tılsım, muska

The small village has a lot of charm.

Küçük köyün çok fazla cazibesi var.

She wears a lucky charm on her necklace.

Kolyesinde uğurlu bir tılsım takıyor.

(bir şeyin) cazibesi bir şeyin çekici özelliğine atıfta bulunmak. The city has a lot of old-world charm.

bir tılsım / muska küçük bir süs eşyası. She wears a lucky charm on her necklace.

Eş anlamlılar: cazibe, çekicilik, albeni; Zıt anlamlılar: iticilik

Eski Fransızca 'charme' kelimesinden, o da Latince 'şarkı, büyü' anlamına gelen 'carmen' kelimesinden gelir. Büyüler eskiden şarkı söylenerek yapılırdı.

'Charm' kelimesinin kökeni olan Latince 'carmen' (şarkı) kelimesini düşünün. Birinin cazibesi, sizi etkileyen sihirli bir şarkı gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.