adjective

cherished

aziz, değerli, el üstünde tutulan

This is my most cherished possession.

Bu benim en değerli varlığım.

He spoke of his cherished memories of childhood.

Çocukluğuna dair aziz anılarından bahsetti.

değerli bir ((isim)) değerli bir (isim) Masasında değerli bir fotoğraf tutuyor.

Eş anlamlılar: treasured, prized, valued; Zıt anlamlılar: neglected, despised

'cherish' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski Fransızca 'cherir' (değer vermek) kelimesinden gelir.

'Cherished' bir şey, uzun süredir değer verilen bir şeydir. Geçmiş bir eylem gibi '-ed' ile biter.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.