chill
Çeviri
soğutmak, takılmak, ürperti
Örnekler
Chill the wine before serving.
Servis yapmadan önce şarabı soğutun.
Let's just chill at my place tonight.
Bu gece benim evde takılalım.
There's a chill in the air this morning.
Bu sabah havada bir serinlik var.
He's a very chill person.
O çok rahat bir insan.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) (bir şeyi) soğutmak Chill the wine before serving.
((geçişsiz)) takılmak, rahatlamak Let's just chill at my place tonight.
bir serinlik ((bir şeyde)) bir soğukluk hissi There's a chill in the air this morning.
((biri)) rahattır (biri) rahat ve uysaldır He's a very chill person.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'ciele' (soğukluk) kelimesinden gelir. 'cool' kelimesiyle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Size bir 'chill' (ürperti) veren 'chilly' (serin) bir gün düşünün. Bununla başa çıkmak için evde 'chill' (takılırsınız).