chips
Çeviri
cips, parçacıklar, fiş
Örnekler
I like to eat chips with my sandwich.
Sandviçimle cips yemeyi severim.
She added chocolate chips to the cookie dough.
Kurabiye hamuruna çikolata parçacıkları ekledi.
He cashed in his chips at the casino.
Kumarhanede fişlerini bozdurdu.
Dilbilgisi Kalıpları
((a bag of)) chips (isim) bir paket cips. He bought a bag of chips.
((chocolate/wood)) chips (isim) çikolata/odun parçacıkları. The recipe calls for chocolate chips.
((poker/casino)) chips (isim) poker/kumarhane fişleri. She won a lot of poker chips.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'küçük bir tahta parçası' anlamına gelen 'cipp' kelimesinden gelir. Anlamı patates, çikolata veya kumar fişleri gibi diğer şeylerin küçük parçalarını da kapsayacak şekilde genişlemiştir.
Hafıza İpuçları
Daha büyük bir bütünden 'koparılmış' (chipped off) küçük parçaları düşünün; bu bir patates, bir çikolata bloğu, odun veya bir değeri temsil eden bir fiş olabilir.