adjective

admissible

kabul edilebilir

The evidence was ruled admissible in court.

Delil mahkemede kabul edilebilir bulundu.

Is this solution admissible under the current rules?

Bu çözüm mevcut kurallar dahilinde kabul edilebilir mi?

((sth.)) is admissible ((bir şey)) kabul edilebilir The evidence was ruled admissible in court.

admissible as ((sth.)) ((bir şey)) olarak kabul edilebilir The document is admissible as evidence.

Eş anlamlılar: acceptable, permissible, allowable; Zıt anlamlılar: inadmissible, unacceptable

Latince 'admittere' (içeri almak, kabul etmek) kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'mittere' (göndermek). '-ible' eki '-ebilir' anlamına gelir. Yani, 'kabul edilebilir'.

'admissible' kelimesini 'admission' (kabul) ile bağdaştırın. Bir şey 'admissible' ise, 'admission' alabilir (içeri alınabilir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.