adjective

able

yapabilen, kadir, yetenekli, becerikli

She is able to swim.

Yüzebiliyor.

He is a very able student.

O çok yetenekli bir öğrenci.

be ((to-inf)) (bir şeyi) yapabilmek She is able to swim.

an ((able)) ((noun)) yetenekli bir (...) He is a very able student.

Eş anlamlılar: capable, competent; Zıt anlamlılar: unable, incapable

Latince 'habilis' (kolayca idare edilen, uygun) kelimesinden gelir. '-able' eki '-ebilen' anlamına gelir.

Yetenek anlamını hatırlamak için 'I am ABLE to do it!' (Bunu yapabilirim!) ifadesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.