verb

choke

boğulmak, tıkamak, boğmak

He started to choke on a piece of food.

Bir parça yiyecekle boğulmaya başladı.

The smoke made me choke.

Duman beni boğdu.

The player choked under pressure and missed the shot.

Oyuncu baskı altında bocaladı ve atışı kaçırdı.

((bir şeyle)) (bir şey yüzünden) boğulmak Bir parça yiyecekle boğulmaya başladı.

((baskı altında)) baskı altında bocaladı Oyuncu baskı altında bocaladı.

Eş anlamlılar: suffocate, strangle, gag

Eski İngilizce'de 'boğmak, boğulmak' anlamına gelen 'aceocian' kelimesinden gelir.

'Choke' kelimesinin sesi, birinin öksürürken veya nefes alamadığında çıkarabileceği sese benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.