adjective

chronic

kronik, süreğen

He suffers from chronic back pain.

Kronik sırt ağrısından muzdarip.

There is a chronic shortage of skilled workers.

Nitelikli işçi konusunda kronik bir eksiklik var.

((kronik)) bir ((isim)) kronik Kronik bir hastalığı var.

Eş anlamlılar: kalıcı, uzun süreli; Zıt anlamlılar: akut, geçici

Yunanca 'zaman' anlamına gelen 'khronos' kelimesinden gelir.

'Chronos' Yunan zaman tanrısıdır. Kronik bir durum uzun süre devam eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.