verb

chuckling

kıkırdamak

He was chuckling at the funny cartoon.

Komik çizgi filme kıkırdıyordu.

She read the joke and started chuckling.

Fıkrayı okudu ve kıkırdamaya başladı.

((at sth.)) (bir şeye) kıkırdamak He was chuckling at the memory.

Eş anlamlılar: giggle, snicker, chortle; Zıt anlamlılar: cry, sob

Yansıma bir kelimedir, sessiz bir kahkaha sesini taklit eder.

Sessizce 'gıt gıtlayan' (clucking) bir tavuk hayal edin, bu 'chuckling' gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.