noun

cigarette

sigara

He smokes a pack of cigarettes a day.

Günde bir paket sigara içer.

Do not throw cigarette butts on the ground.

Yere sigara izmariti atmayın.

((bir)) sigara ((içmek)) sigara tüketmek He went outside to smoke a cigarette.

((bir paket)) sigara sigara içeren bir paket She bought a pack of cigarettes.

Eşanlamlılar: smoke.

Fransızca `cigarette` kelimesinden gelir, bu da `cigare` (puro) kelimesinin küçültme halidir. `-ette` eki 'küçük' anlamına gelir.

Anlamını hatırlamak için onu 'küçük puro' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.