verb

circumscribe

sınırlamak, çevresini çizmek, kısıtlamak

The law circumscribes the powers of the president.

Yasa, başkanın yetkilerini sınırlar.

A circle was circumscribed around the triangle.

Üçgenin etrafına bir daire çizildi.

((bir şeyi)) sınırlamak Yasa, başkanın yetkilerini sınırlar.

Eş anlamlılar: kısıtlamak, sınırlamak, hapsetmek; Zıt anlamlılar: genişletmek, serbest bırakmak

Latince 'circum' (etrafında) + 'scribere' (yazmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'etrafına yazmak'.

Bir şeyin etrafına bir daire çizerek alanını 'sınırladığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.