noun

circumstances

koşullar, durum, şartlar

Under the circumstances, we had to cancel the event.

Bu koşullar altında etkinliği iptal etmek zorunda kaldık.

His financial circumstances improved after he got a new job.

Yeni bir işe girdikten sonra mali durumu düzeldi.

bu koşullar altında belirli bir durumda Bu koşullar altında etkinliği iptal etmek zorunda kaldık.

Eş anlamlılar: situation, condition, state of affairs

Latince 'circum' (etrafında) + 'stare' (durmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'etrafta duran şeyler' demektir.

Etrafınızda bir 'daire' ('circum') içinde 'duran' ve durumunuzu oluşturan şeyleri hayal edin. Neredeyse her zaman çoğul halde kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.