adjective

clairvoyant

basiretli, geleceği gören

She claimed to be a clairvoyant medium.

Basiretli bir medyum olduğunu iddia etti.

He had a clairvoyant vision of the future.

Geleceğe dair basiretli bir vizyonu vardı.

((clairvoyant)) + isim basiretli. Basiretli bir kadın olayı tahmin etti.

Eş anlamlılar: medyum, psişik, vizyoner

Fransızca 'clair' (açık, berrak) + 'voyant' (gören) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'açık gören'dir.

Geleceği veya başkalarının göremediği şeyleri 'açıkça görebilen' birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.