noun

clamor

gürültü, yaygara, feryat

She couldn't hear over the clamor of the crowd.

Kalabalığın gürültüsünden duyamıyordu.

There was a public clamor for the official's resignation.

Yetkilinin istifası için halktan bir feryat yükseldi.

((bir şey)) için feryat a clamor for reform

((birinin/bir şeyin)) gürültüsü the clamor of the crowd

Eş anlamlılar: gürültü, protesto, feryat

Latince 'clamare' (bağırmak) kelimesinden gelir.

İnsanların bir şey 'claim' ederek (iddia ederek) yüksek sesle bağırdığını ve bir 'clamor' (gürültü) yarattığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.