adjective

clandestine

gizli, kaçak

They held a clandestine meeting in the basement.

Bodrumda gizli bir toplantı yaptılar.

He was involved in clandestine activities.

Gizli faaliyetlere karışmıştı.

clandestine ((isim)) (sıfat) gizlice planlanmış veya yapılmış They held a clandestine meeting.

Eş anlamlılar: secret, covert, surreptitious; Zıt anlamlılar: open, public, overt

Latince'de 'gizlice' anlamına gelen 'clam' kelimesinden türeyen 'clandestinus'tan gelir.

Kelimeyi 'clan-destine' olarak ayırın. Gizli faaliyetler için 'kaderinde' olan bir 'klan' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.