noun

claret

bordo şarabı, koyu kırmızı renk

He ordered a bottle of claret.

Bir şişe bordo şarabı sipariş etti.

The velvet curtains were a deep claret.

Kadife perdeler koyu kırmızı renkteydi.

((bir kadeh/şişe)) bordo şarabı He enjoys a glass of claret with dinner.

Eş anlamlılar: Bordeaux wine, red wine; (renk için) burgundy, maroon

Eski Fransızca'da 'açık renkli (şarap)' anlamına gelen '(vin) claret' kelimesinden gelir, bu da 'berrak' anlamına gelen 'cler'den türemiştir.

Bordo'dan gelen 'berrak' bir kırmızı şarap düşünün. Kelime aynı zamanda 'klarnet'e (clarinet) biraz benziyor, bu yüzden klarnet dinlerken bordo şarabı yudumladığınızı hayal edebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.