noun

clash

çatışma, anlaşmazlık, çarpışma

There was a clash of ideas at the meeting.

Toplantıda bir fikir çatışması yaşandı.

We heard the clash of swords from the castle.

Kaleden kılıçların çarpışma sesini duyduk.

The protest led to a clash with the police.

Protesto, polisle bir çatışmaya yol açtı.

((between A and B)) A ve B arasında bir çatışma There was a clash between the two groups.

((of sth.)) bir şeyin çatışması We had a clash of opinions.

Synonyms: conflict, collision, dispute, confrontation; Antonyms: harmony, agreement, peace

Muhtemelen yansıma (onomatopeik) kökenlidir, birbirine vuran nesnelerin sesini taklit eder.

Zillerin birbirine çarpması gibi 'kla-ş!' sesini hayal edin. Bu ses, bir çatışma veya çarpışma fikriyle bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.