noun

class

sınıf, ders, kategori, tabaka

I have a math class at 10 AM.

Sabah 10'da matematik dersim var.

Our class has twenty students.

Sınıfımızda yirmi öğrenci var.

She has a lot of class and style.

Onun çok klas bir tarzı var.

bir (sıfat) ders bir kurs veya ders Sabah 10'da matematik dersim var.

bizim/benim/o sınıf öğrenci grubu Sınıfımızda yirmi öğrenci var.

çok klas zarafet veya stil Onun çok klas bir tarzı var.

Eş anlamlılar: course, lesson, category, grade, type

Roma halkının bir bölümü anlamına gelen Latince 'classis' kelimesinden gelir.

Öğrencilerin gruplara 'sınıflandırıldığı' (classify) bir 'sınıf' (class) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.