verb

cleanse

temizlemek, arındırmak

She cleansed the wound with antiseptic.

Yarayı antiseptikle temizledi.

He tried to cleanse his mind of bad thoughts.

Zihnini kötü düşüncelerden arındırmaya çalıştı.

((bir şeyi)) temizlemek She cleansed the wound with antiseptic.

Eş anlamlılar: arındırmak, arıtmak, dezenfekte etmek; Zıt anlamlılar: kirletmek, bulaştırmak

Eski İngilizce'de 'temiz yapmak' anlamına gelen 'clǣnsian' kelimesinden gelir. 'Clean' (temiz) kelimesiyle ilgilidir.

Sadece 'clean'den daha derin, daha kapsamlı bir temizlik düşünün, yüzünüzü veya ruhunuzu 'temizlemek' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.