noun

clearance

izin, müsaade, tasfiye, boşluk

He received security clearance.

Güvenlik izni aldı.

The store is having a clearance sale.

Mağaza tasfiye satışı yapıyor.

The bridge has a clearance of 15 feet.

Köprünün 15 fitlik bir yüksekliği var.

((almak)) izin (izin almak) He received security clearance.

((bir)) tasfiye satışı (stokları eritmek için yapılan satış) The store is having a clearance sale.

((bir)) boşluk ((... kadar)) (bir miktar alan) The bridge has a clearance of 15 feet.

Eş anlamlılar: izin, yetki, satış, boşluk

'Clear' (temizlemek) ve isim yapan '-ance' ekinin birleşimidir. Temizleme eylemini veya durumunu belirtir.

Bir şeyin önünü 'açmayı' düşünün: izin vererek, rafları boşaltmak için ürün satarak veya fiziksel alan yaratarak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.