noun

cliff

uçurum, falez, kayalık

They stood on the edge of the cliff.

Uçurumun kenarında durdular.

The car drove off a cliff.

Araba uçurumdan aşağı uçtu.

uçurumun kenarında Uçurumun kenarında dikkatli ol.

uçurumdan Kaya uçurumdan düştü.

Eş anlamlılar: precipice, bluff, escarpment

Eski İngilizce 'clif' kelimesinden gelir.

'Cliff' kelimesinin kısa, keskin sesi, sarp bir düşüş imajıyla eşleşir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.