noun

climax

doruk noktası, zirve, klimaks

The movie reached its climax in the final scene.

Film son sahnede doruk noktasına ulaştı.

It was the climax of his long career.

Bu, onun uzun kariyerinin doruk noktasıydı.

((sth.))'nin doruk noktası (bir şeyin) en heyecanlı noktası The climax of the story was unexpected.

Eş anlamlılar: peak, culmination, pinnacle; Zıt anlamlılar: anticlimax, nadir

Yunanca 'merdiven' anlamına gelen ve yukarı doğru bir ilerlemeyi ifade eden 'klimax' kelimesinden gelir.

En yüksek noktaya veya zirveye ulaşmak için bir 'merdivene' (klimax) tırmandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.