climb
Çeviri
tırmanmak, çıkmak, yükselmek
Örnekler
He likes to climb mountains.
Dağlara tırmanmayı sever.
The plane climbed to 30,000 feet.
Uçak 30.000 fite yükseldi.
Prices have climbed sharply this year.
Fiyatlar bu yıl keskin bir şekilde yükseldi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeye) tırmanmak We climbed the ladder to the roof.
((up/down/into sth.)) belirli bir yönde hareket etmek She climbed into the car.
(nesnesiz) değer veya miktar olarak artmak Sales climbed by 10 percent.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: ascend, mount, scale; Zıt anlamlılar: descend, fall, drop
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'elleri ve ayakları kullanarak yukarı çıkmak' anlamına gelen 'climban' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir dağcının bir uçuruma tırmanmak için uzuvlarını (limbs) kullandığını hayal edin.