noun

climber

dağcı, tırmanıcı, sarmaşık

The climber reached the mountain summit.

Dağcı dağın zirvesine ulaştı.

This rose is a beautiful climber.

Bu gül çok güzel bir sarmaşık.

((a climber)) bir dağcı He is an experienced climber.

Eş anlamlılar: mountaineer, alpinist; sarmaşık

'climb' (tırmanmak) fiiline, yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'Tırmanan' (climbs) birini veya bir duvara 'tırmanan' bir bitkiyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.