adjective

clinical

klinik, soğuk, duygusuz, objektif

The new drug is in clinical trials.

Yeni ilaç klinik deney aşamasında.

He described the event with clinical precision.

Olaya klinik bir hassasiyetle anlattı.

The room had a cold, clinical feel.

Odanın soğuk, duygusuz bir havası vardı.

((adjective)) hastaların tedavisiyle ilgili The new drug is in clinical trials.

((adjective)) verimli ve duygusuz He described the event with clinical precision.

Synonyms: tıbbi, mesafeli, kişisel olmayan; Antonyms: duygusal, tutkulu

'Clinic' kelimesinin sıfat hali, Yunanca 'kline' (yatak) kelimesinden gelir.

'Klinik' düşünün. Tıpla ilgili olabilir ('klinik deneyler') veya çok temiz, hassas ve duygusuz bir şeyi tanımlayabilir ('klinik bir hassasiyet').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.