noun

adoration

tapınma, hayranlık, büyük sevgi

He looked at his child with pure adoration.

Çocuğuna saf bir hayranlıkla baktı.

The fans showed their adoration for the singer.

Hayranlar şarkıcıya olan tapınmalarını gösterdiler.

((birine/bir şeye)) duyulan hayranlık ((birine/bir şeye)) duyulan hayranlık She has a deep adoration for animals.

hayranlıkla büyük bir sevgi duygusuyla He looked at her with adoration.

Eş anlamlılar: worship, reverence, devotion; Zıt anlamlılar: hatred, detestation

Latince 'adoratio' kelimesinden, o da 'adorare' (tapmak) kelimesinden gelir.

Bu, 'adore' fiilinin isim halidir. Sevgi veya hayranlığın çok daha güçlü bir şekli olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.