noun

cloud

bulut, kalabalık, şüphe

Look at that big white cloud.

Şu büyük beyaz buluta bak.

A cloud of dust rose from the road.

Yoldan bir toz bulutu yükseldi.

A cloud of suspicion hung over him.

Üzerinde bir şüphe bulutu dolaşıyordu.

((isim)) gözle görülür su damlacıkları kütlesi Look at that big white cloud.

a cloud of ((sth.)) toz veya duman gibi büyük bir (bir şey) kütlesi A cloud of dust rose from the road.

Eş anlamlılar: haze (pus), fog (sis), mist (buğu)

Eski İngilizce'de 'kaya kütlesi, tepe' anlamına gelen 'clud' kelimesinden gelir. Daha sonra su buharı kütleleri için kullanılmıştır.

Gökyüzünde kabarık beyaz bir 'bulut' hayal edin. Aynı zamanda toz veya şüphe gibi bir şeyin 'bulutu' anlamına da gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.